Kayıtlar

Selanik

Resim
YUNANİSTAN’DA BİZDEN BİR ŞEHİR

Yaklaşık bir milyonluk nüfusu ile Selanik Yunanistan’ın ikinci büyük kentidir. Selanik ile ilgili söylenen sözleri hepiniz duymuşsunuzdur; Atatürk’ün doğduğu şehir, İzmir’e çok benziyor, pek gezecek birşey yok ufak bir şehir v.s. Eksik fazla bunları hepimiz duymuşuzdur...  Doğruyu söylemek gerekirse beton yığını halindeki mahalleleri ve karışık dükkan tabelalarını görünce şehre aşık olmayacaksınız; ancak şirin bir tatil kasabasını andıran canlı sokaklar, o her sokağın sonunun mutlaka denize çıkması, uygun fiyatlı müthiş yemekler, karayolu ile ulaşımın kolay olması gibi sebepler Selanik seyahatini cazip kılıyor. Hatta eğer yaz aylarında gidecekseniz şehre yakın birçok noktada denize girme imkanı var. Hal böyle olunca Selanik’i sevmemek için bir sebep kalmıyor.





Selanik'e Ulaşım

Selanik'e kendi aracınız ile gitmiyorsanız eğer İstanbul'dan kalkan otobüsler ile çok kolay ve ucuza ulaşmanız mümkün. Mesafe yaklaşık 600km, akşam 22:00 gibi kalkan otobü…

Napoli

Resim
İtalya'nın güneyinin en güzel özelliklerinden biri hala büyük ölçüde bakir olmasıdır. Yıl boyunca turistlerin gözünde cazibesini yitirmeyen yerler başta Napoli ve çevresindeki Ischia ve Capri adaları, Pompei harabeleri ile Amalfi kıyıları olarak sıralanabilir. Bunlar dışında güney bölgesi, ne yabancı tursitlerin ne de yerli halkın ilgisini pek çekmemektedir. Avrupa Birliği'nin para yardımlarına ragmen, bölge ülkenin kuzeyi kadar zengn değildir. Örneğin otellerde modern olanaklar bulmak pek mümkün değildir. Anıtlar ve müzeler hem depremlerden hem de halkın ilgisizliğinden sürekli zarar görümektedir. Ama tüm bunlar yavaş yavaş düzelmekte ve maceracı gezginler için bölgenin sunacağı şeyleri de göz ardı etmemek gerekir. Ben İtalya'nın güneyini kuzeyinden sonra gezme fırsatı bulduğum için söyleyebilirim ki; güneyin en çekici yanı sıcakkanlı, dost canlısı ve sosyalliği seven insanlarıdır...




Bir zamanlar bu kalabalık ve düzensiz bu şehre gelme fikri bile turistlerin gözünü korkutu…

Gökçeada

Resim
Gök­çea­da, yüz­yıl­lar ön­ce­sin­den ge­len  ve 1970 yılına kadar kullanılan is­miy­le İm­roz, Ku­zey Ege’de­ki iki Türk ada­sın­dan bi­ri. Tür­ki­ye’nin en bü­yük ada­sı olarak Boz­caa­da’nın yak­la­şık se­kiz ka­tı bü­yük­lü­ğün­de. Tür­ki­ye’nin en ba­tı ucu olduğu için ‘gü­ne­şin en son bat­tı­ğı yer’ ol­ma ün­va­nı­na sahip... Çanakkale'ye bağlı bir ilçe olan adanın nüfusu 10.000 civarında. Toplamda 10 köyden oluşan bir yerleşime sahip adaya sadece denizyolu ile ulaşım var.








İstanbul'dan 4 saatlik bir araba yolculuğundan sonra Çanakkale'nin Kabatepe limanına varıyoruz. Feribot biletinizi online olarak Gestaş web sitesinden almanızı öneririm çünkü feribot biletlerinin %80'lik kısmı online satılıyor. Kalan %20'lik kısım içinde feribot limanında sıraya girmeniz gerekecek. Eğer yaz sezonunda bu şekilde sıraya girerseniz birkaç saat beklemeniz gerekebilir, bilginize. Feribot yolculuğu yaklaşık 1,5 saat sürüyor, sonrasında Gökçeada'nın Kuzulimanı'na varıyo…