Kopenhag

Dünya’nın en mutlu ülkeleri listesinde ilk sıradaki yerini kimselere kaptırmayan Kopenhag’a gidip bir bakalım dedik, insanlar neden bu kadar mutlu? Oraya gidince anlıyorsunuz ki “düzen” hayatınızın orta yerinde olunca mutlu olmamanız için bir sebebiniz de kalmıyor. Herşey o kadar düzenli ve isanlar kuralalra o kadar bağlı ki Koenhag’ta kaldığımız 4 gün boyunca biz de bu mutluluk serüvenine dahil olduk. Hem de buz gibi havasına rağmen. 2017 yılı için planlarımız tüm İskandinavya topraklarını gezip bitirmek üzerine yaptık. İlk durağımız: Kopenhag.
 
 
 
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ta yaklaşık 1.2 milyon kişi yaşıyor. Resmi dilleri Danca ancak şehrin tamamında hiç sorunsuz İngilizce iletişim kurabilirsiniz. Şehiriçi ulaşımda toplu taşıma ağı gayet yeterli ancak pahalı. Gerçi bunu şehirdeki herşey için genelleyebiliriz. Yeme-içme, ulaşım, müzeler vs için Avrupa’nın diğer şehirlerine kıyasla çok pahalı bir şehir olduğunu baştan kabul etmemiz gerekiyor. 1 EUR = 7,35 Danimarka Kronu. Şehirde EUR kullanılmıyor bu yüzden paranızı Danimarka Kronuna çevirmeniz gerekiyor. Bütün döviz bürolarında herbir işlem için %12 komisyon alıyorlar. Bu sebeple EUR’nuzu DKK çevirirken otomatikman %12 zarar edeceksiniz. Bu sebeple az miktar Kron çevirip, harcamalarınızı kredi kartınız ile yapmanızı öneririm.
 
 
 
 


KOPENHAG’DA ŞEHİRİÇİ ULAŞIM

Kopenhag Havalimanı, şehir erkezine yaklaşık 10km mesafede. Havalimanından metro, otobüs seferleri oldukça sık ve yeterli. Terminal 3 binasından bineceğiniz metro ile 7 dakika sonra merkez tren istasyonuna varabilirsiniz. Merkez tren istasyonu tam şehir merkezinde olduğundan burayı gezeceğiniz yerlerin merkezi olarak işaretleyebilirsiniz.  Şehir merkezindeyseniz, turitik olarak gezmek isteyeceğiniz her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Ancak şehir merkezine uzak bir yerde konaklıyorsanız her gün şehir merkezine gelmeniz geekeceği için toplu taşıma kullancaksınız demektir.  Satın alacağınız bir bilet ile 1 saat içinde tüm metro, otobüs ve feribot ulaşımlarını kullanabilirsiniz. Tek bir biletin fiyatı 68 Kron (yaklaşık 8 EUR) Bunun dışında 24, 48, 72 saatlik kombine bilet seçenekleri var. Biz 72 saatlik bilet alarak karşılığında 200 kron ödedik. Daha önce de belirttiğim gibi burada ulaşım dahil erşey oldukça pahalı.
 
 
 

 
KOPENHAG’A NE ZAMAN GİDİLİR?

Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişkenlik gösterecektir çünkü hava şartları burada çok zorlu. Kış aylarında eksi derecelere maruz kalacağınız kesin, bahar aylarında ise hem soğuk hem de yağışlı bir hava sizi bekleyecektir. En uygun mevsim havanın maksimum 20-25 derece olduğu yaz aylarında seyahat etmeniz olacaktır sanıyorum. Biz Mart ayında yaklaşık 10 derece sıcaklıkta yaptık gezimizi. Hava sıcaklığı gezmemizi engellemedi ancak yağışlı günler sizi zorlayabilir.
 
 
 


KOPENHAG’TA NE YENİR?

Kuzey denizinin hemen yanındaki bu şehirde bolca deniz ürünü yemeyi planlıyorduk ancak aksine şehirde deniz ürünleri satan restoranlar popüler değil. Tam tersi şehrin heryerinde sosisli sandwich satan tezgahlar ve dükkanlar çok popüler. Bunun dışında liman bölgesinde “Street Food” olarak düzenlenmiş bir bölge var. Bir hangar içerisinde sıra sıra tezgahlar ve yemek arabaları ile tüm dünya mutfağından yemekleri tadabileceğiniz bir alan oluşturmuşlar. Biz ilk akşam yemeğimizi buradan aldık ve çok memnun kaldık. Bunlar dışında şehirde yemek yemek için sınırsız opsiyon mevcut ve her zamanki gibi fiyatlar yüksek.






KOPENHAG GEZİLECEK YERLER

·        Tivoli Bahçeleri:

Kopenhag’ın en ünlü yeri neresi diye sorsalar heralde ilk iki sıradan birine Tivoli Bahçelerini koyarım. Hemen merkez tren istasyonunun karşısına konumlanmış bu devasa bahçe aslında bir oyun parkı. Giriş ücreti 100DKK olan parka giriş yaptıktan sonra içerideki makinalara binmek için ayrıca bilet almanız gerekiyor. Eğer Kopenhag seyahatiniz sırasında Tivoli bahçelerine gitmek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken en önemli şey tarih. Çünkü burası sadece 6 Nisan – 24 Eylül arası açık. Bunlar dışında sadece Cadılar bayramı ve Christmas döneminde kısa süreli olarak açılıyor. Bizim gibi kış aylarında Kopenhag’a giderseniz sadece kapısında resim çekilebilirsiniz.
 
 
 

·        Stroget:

Kopenhag’ta yürüyen cadde olarak isimlendirilen ve trafiğe kapalı konumuyla bizdeki İstiklal caddesini andıran Stroget üzerinde birçok mağaza, alışveriş merkezi, restoranlar ve minik meydanlar var. Yaklaşık 4km uzunluğundaki cadde merkez tren istanyonu karşısındaki Belediye meydanından başlayıp Nyhavn’a kadar devam ediyor. Dünyaca ünlü LEGO mağazası da bu cadde üzerinde bulunuyor.
 
 
 

·        Nyhvan:

Eskiden küçük bir ticaret limanı olan Nyhvan, günümüzde Kopenhag’ın en popüler yeri. Eskiden liman çevresinde gemicilerin konakladıkları evler ve minik publar varken günümüzde rengarenk boyalı olmalarıyla ünlü evler ve lüks restoranlar ile çevrilmiş. Burada ne kadar çok fotoğraf çekseniz doyamayacaksınız. Ayrıca kanal turu yapan teknelerin de hareket noktası bu liman. Burayı görmeden Kopenhag’tan sakın ayrılmayın.
 
 
 
Tekne turu yapmak için iki seçeneğiniz var. Bir tanesi limanın hemen ortasındaki City Sightseeing firmasına ait tekne turları.  Buradan tur satın alırsanız kişibaşı 80 Kron ödeyeceksiniz. Eğer limanın sağ tarafından bir 30 metre yürürseniz diğer teknu turu firmasını göreceksiniz. Burada satın alırsanız kişibaşı 40 Kron ödeyeceksiniz. Tur açısından bir fark yok, biri uluslararası bir firma diğeri yerel bir firma. Tekneler ve tur süresi ise aynı. Biz ucuz olandan satın aldık, memnun kaldık. Karar sizin.
 
 
 
 
·        Rosenborg Sarayı

Rosenborg Sarayı, 4. Christian’ın yazlık sarayı olarak inşa edilse de kral hep burada ikamet etmiş. Günümüzde ise Kopenhag’ın önemli müzelerinden birine ev sahipliği yapıyor. Kraliyet hazinelerinin sergilendiği müzeyi 12:00-14:00 saatleri arası gezmek ücretsiz.
 
 

·        King’s Garden:

Kralın Bahçesi olarak tanımlayabileceğimiz bu yeşil alan tam ortasındaki Rosenborg Sarayı’na da ev sahipliği yapıyor. Park içerisinde çok sayıda heykel ve çeşit çeşit ağaçları görebilirsiniz. Kopenhag’lıları çok sevdiği bu yeşil alanda yaz aylarında piknik yapıp, keyifli vakit geçiriliyormuş.
 
 

·        Nyboder:

Nyboder, Danimarka’nın en eski ve popüler mahallelerinden biri. Yanyana sarı renkli ve sade bir tasarıma sahip az katlı evler 4. Christian zamanında inşa edilmiş. Kendi içerisinde hastane, okul ve polis merkezi olan bu mahallede bu hizmetlerin bedeli olarak burada yaşayan ailelerin erkekleri 20 yıla kadar orduda görev yapıyorlarmış.
 
 

·        Kastellet:

Kastellet denilen eski şehir surları, 4. Christian zamanında bir garnizon olarak inşa edilmiş. Hala bir askeri bölge olarak varlığını sürdüren bu bölgeye giriş serbest ancak saat 18:00 sonrasında giderseniz askerlerin yaşadığı lojmanların olduğu bölgede hareketlerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Yapılış amacı Kopenhag’ı denizden gelecek tehlikelere karşı korumak olan surları baktıınızda göremiorsunuz çünkü taş bir yapı söz konusu değil. Duvarların üstü yeşil bir bitki örtüsüyle kaplanmış. Tam ortada 2. Dünya savaşı sırasında ölen Danimarka askerlerinin anısına dikilen bir anıt bulunuyor. Surların bir tarafında ise St. Alban kilisesi bulunuyor, bu kilese şehirdekiİngiliz nüfusa ait bir dini merkez.
 
 
 

·        Küçük Denizkızı heykeli – Little Mermaid:

Kopenhag’ın simgelerinden biri olan Küçük Denizkızı heykeli, şehre gelen gemilerin önünden geçtiği, turistlerin fotoğraf çektirmek için akın ettiği, bir taşın üzerinde gerçekten minicik bir heykel. Kastellet’in hemen ön tarafında kalıor e şehir merkezinden uzak sayılır. Biz özellikle yanına gitmek yerine, tekne turu sırasında gördük heykeli. Andersen’in Küçük Denizkızı romanından esinlenerek yapılmış.
 
 
 
·        Amelienborg Sarayı:

Dünya’nın en eski monarşisine sahip olan Kopenhag’ta birçok saray ve kale mevcut. Bunlardan en turistik olanı ise hala kraliyet ailesinin yaşadığı Amelienborg Sarayı. Hergün saat 16:00’ya kadar sarayı gezebilirsiniz. Sarayın önünde büyük tüylü şapkaları ile askerlerin nöbet değişim töreni ise izlemeye değer.
 
 
 

·        Frederik Church - Mermer Kilise:

Halk tarafından mermer kilise olarak bilinen Frederck Kilisesi, Amelienborg Sarayının hemen yanında bulunuyor. Yapımı 150 yıl sürmüş olan bu kilise Danimarka’nın en eskisi. Son ziyaret saati 17:00
 
 
 
·        Freetown Christiana:

Kendi kuralalrı ve düzeni olan Kopenhag’ın tam ortasındaki özerk bölge Christiana. 1971 yılında sanatçılar ve dönemin sisteminden memnun olmayan kimselerden oluşan bir grup, hem devlete hem de şehrin o dönemki zorlu yaşam koşullarına tepki olarak kendi “özgür ruhlu” toplumlarını oluşturmaya karar veriyor ve bölgenin bağımsızlığını ilan ediyor. İçeride fotoğraf çekmek kesinlikle yasak. Sokaklarda esrar kullanan ve satan birçok kişi ve tezgah göreceksiniz. Ancak tehlikeli bir durum söz konusu değil, rahatça girip gezip, birşeyler yiyip, içip vakit geçirebilirsiniz.

 
 

 
 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vatikan

Türkiye'deki Sakin Şehirler ... Cittaslow

Kapadokya